Adına GCP denilen "Global Carbon Project"örgütünün yaptığı bir araştırmanın sonucu dünyaynın dikkatini bir kez daha asıl gündemi olan çevre ve buna bağlı olarak gelişen küresel ısınmanın tehlikeleri ve içinde bulunduğumuz durumu net olarak görmemize olanak tanıyor. "Carbon Budget and Trends 2007" başlıklı raporda, Kyoto Protokolü çerçevesinde birçok ülkenin karbondioksit emisyonunu denetlemesine karşın, salımın 2000'den bu yana 1990'lara oranla dört 4 kat hızlı arttığı bildirildi.
Fosil yakıtların bu duruma katkısın çok büyül olduğunu belirten araştırmacılar gerek nüfus ve gerek teknolojik çalışmaları nedeniyle bu duruma olumsuz katkı yapan iki önemli ülke olarak Çin ve Hindistanı işaret ediyor. Çünkü tüm dünyadaki fosil yakıtların üretiminin yarısı sadece bu iki ülke tarafından gerçekleştiriliyor. Yine bu rapora dayanarak ortaya koyulan bir tespitte de, atmosferdeki karbondioksit oranı 2006'da yıllık 1,8 ppm (milyonda bir) iken, 2007'de yılda 2,2 ppm'ye yükseldi. 2000-2007 arasında ortalama yılda 2 ppm olan bu oranın, önceki 20 yıllık sürede yılda 1,5 ppm olduğu belirtilmekte.
Projenin yöneticisi Pep Canadell, karbondioksit salınımı ve bu salınıma dair emisyonlardaki artışın yüzde 60'ından Çin'in sorumlu olduğunu, ABD'nin de ikinci en büyük karbondioksit salan ülke olduğunu söyledi. Bu konuda yapılan araştırmalar arttıkça işin gizlenen vehameti de her geçen gün biraz daha dehşetle gözler önüne seriliyor, gelişmiş ülkeler aynı zamanda küresel sermayeyi de ellerinde tuttuklarından bu ve buna benzer bilgiler gerek sözlü ve görüntülü gerekse de yazılı basında hak ettikleri yoğunlukta yerlerini bulamıyor. Başını kuma gömüp çevresindeki olayları görmezden gelme mantığının en telafisi zor olanını yapan bu güçler ve buna bağlı olarak gerektiği gibi bilgilenemeyen toplumlar geleceklerine taşıyacakları doğal güzelliklerden ellerinde kupkuru topraklar kalana değin bu tutumlarından vazgeçmeyecekler gibi görünüyorlar.











