Belli bir yaştan sonra hayattan beklentiler yahut hayata dair olan bekleyişler aynı oranda azalıyor, en azından benim için öyle. Ancak azalmasına karşın beklenenin özelliğine bakılınca insanın hayatını nasıl da dolduracağı düşünülürse azlıklar birden çokluklara dönüşüyor. Aslında aynı türden bekleyişi tam üç kere yaşamış birisi olarak hala ilk defa'nıjn heyacanı ile bekliyorum. Allah izin verirse 4. kez baba olacağım ve 15-20 gün sonra nasipse bir tane "Zahide"'miz olacak.
Açıkçası evde bir bebek sesi duymayalı uzun zaman olmasa da :) bu duyguyu tadanlar bilir ki hep ilk defanın heyecanı içinde olursunuz. Genelde "acaba kime benzeyecek, kilolu mu olacak vb..." benim için ölçü olmayan düşünceler olsa da böyle düşünenleri de yadırgamamak lazım. herkes heyecanını farklı bir şekilde yaşar. İşte bugünlerde hayattaki en büyük beklentim, inşaallah, doğacak olan kızımız Zahide'miz. Bebek kokusunun dolduğu bir odada, kendi burnunuzu onun burnuna dayamak ve nefes alış verişlerinde nefesini içinize çekmek. Benim de özlemim ve bekleyişim, heyecanım bugünlerde bu olmuş durumda.
Henüz bu tadı yaşamamış ve yaşamak için bekleyenlere de Allah kalplerine göre versin diyorum ki bu hiç bir şeyle kıyaslanmayacak kadar özel bir şey. Mutlaka yaşanması gereken ve belki de hayattan gerçek anlamda tad almanızı sağlayacak yegane sonuç. Bir çocuk sahibi olmak...
Seni bekliyoruz kızım... gelişinle bize mutluluk vereceğin, kokunla gülleri bile görmezden gelmemizi sağlayacak olan varlığını bekliyorum. Sana hoşgeldin Zahide demek için heyecanla bekliyorum...









