Gece 04:30 civarında televizyonlardan canlı olarak izlediğimiz siyonist terörürünün kanlı yüzüne şahit olmaktayız, aslında bu terör yıllardır Filistin ve halkının üzerine uygulanmakta olan abluka nedeni ile pek de görmediğimiz ama bildiğimiz bir terörün ilk defa bu kadar açık bir şekilde dünya kamuoyunda görülüşü oldu. Tamamen bir din devleti anlayışı ile, kendisine sözde, Tanrı'nın vad ettiği toprakların tek hakiminin kendi olduğu ve burada dilediğini öldürüp dilediğini yaşatmak gibi bir ilahlık ruh bozukluğu ile yaptıklarının bir örneğidir.
Yani İsrailin siyonist köpekleri bu kan dökmeyi ve vahşeti dinlerinin bir gereği olarak yapmakta ve yaptıklarına da kutsallık atfetmektedir. Bugün binlerce insan taksim'e gelmişti ama yine de yeterli bir kalabalık değildi ama yine de toplumun içinde yaşayıp insani hassasiyetlerini koruyan kalabalıklar oradaydı. Arkasından haberlere bakıldığında ise amerika'nın sadece "Üzüldük" demesi tıpkı İsrail dışişlerinden gelen "Üzgünüz" açıklaması ile yanıydı. Zaten her ikisinden ve özellikle de amerikadan da fazlası beklenemez çünkü İsrail bunları abisi olan amerakiya dayanmaksızın ondan güç almaksızın yapmadığını bilir. Ortadoğunun, yani tamamı ile İslam coğrafyası olan bu toprakların yani İslam'ın göğsüne sokulmuş bir hançer gibi İsraili koyanlarda onlardır.
Onlar için dünyada bir terör vardır ki ondan başkası terör değildir, çünkü onların terör anlayışı "Bize dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" mantığıdır. Konu İslam olunca aslında amacının İslam'a zarar vermekten başka bir şey olmayan yine kendilerinin ortaya çıkarıp dünyaya musallat ettiği teröristleri İslam'dan gibi gösterip düyadaki amaçlarına hizmet ettiren amerika ve israildir. Yani ortada bir terör varsa bu terörün babası amerika çocuğu da israildir ve bu son yaşananlar apaçık bir yahudi terörüdür. Çünkü o devlet laik bir devlet değil bilakis din devletidir ve varlığının yegane dayanağının da bu olduğunu herkes bilir. Ama onların içlerinde samimi ve vicdan sahibi olan gerçek anlamda kandan nefret eden yahud'lerin de olduğunu unutmamak gerekir, zaten kastettiğimiz zihniyet ve nitelemeden de kendileri münezzehtir.
Peki bundan sonra ne oldu? nasıl tepkiler geldi israil'e ve bu konuya diğer ülkelerin bakışı nasıl oldu dersek; Yunanistan İsrail ile ortak tatbikat yapıyordu ve tatbikatı yarıda kesip israili protesto etti. İsveç aynı Türkiye gibi büyükelçisini çekti protesto için. Mısır'da aynı işlemi yaptı ancak Mısır'ın Filistine açılan kapısını kapalı tutarak İsrailli kardeşlerine hizmet ettiğini ise unutmamak gerekir. Malum o sınır kapısı açık olsa bugün İsrail ambargo'sunun etkisi bu denli iç acıtıcı olmazdı ki satılmış bir yönetim Mısır'a hakim. Tabi arap ülkelerinin, o karınları sığır işkembesi gibi olmuş ve lüks içinde yaşayarak filistinde işlenen cinayetlere öteden beri sessiz kalan kraliyet ailelerinin yönettiği devletlerden henüz insanın vicdanına su serpecek bir açıklama bile yok. Amerika'nın tam 9 saat sonra sadece "Üzgünüz" demeleri ise ayrı bir traji komik olaydır ki dostunun haksızlığında bile kendisine bu şekilde sahip çıkabilmesinden tüm Müslüman!!! alemi ibret almalıdır
Bu çok büyük bir olaydır, bu olay "One Minute" ile başlayan ve Türkiyenin başbakanı'na ve onun siyasetine karşı yapılmış bir öç alma ve "sakın bana dokunma" uyarısıdır. Şu ana kadar diplomatik taammüller dışında yine bizlerin içini rahatlatacak bir açıklama olmamakla beraber bunun arkası geleceğine inanıyor, inanmak istiyoruz. O kadar insanı ki 16 can'dan bahsediyoruz bunların ölüm sebebi sadece yardım amaçlı ve uluslararası sularda seyir etmek sureti ile Filistine direk yardım götürmeyi amaçlayan bir filoydu. Yani İsrail'in ambargosu ile yine onların himmetine terkedilen insanlara bir parça yiyecek, sağlık ve çocuklar için gıda yardımı içeriyordu. Böylesi insani bir amaç ile örgütlenen bir yardım konvoyuna, tamamen silahsız insanların üzerine ateş etmek sureti ile durduran İsrail kendisini resmen bir Terör Devleti olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Hepimiz bekleyip göreceğiz, bu süre zarfında da gerek protesto mitinglerine katılarak gerekse de bu şekilde kişisel sitelerimizde yahut haber sitelerinin yorum köşelerinde bu protestoyu sürdürerek en azından "Dilsiz şeytan" olmamak adına elimizden geleni yapmak gerekiyor. En azından insan safını belli edip ona göre konumunu belirlemesi en azından bir vicdani borç olmalıdır ki bu söylediklerimizi aynı paralelde düşünen insanların çok olduğunu düşündüğüm bir ülkedeyiz.









